27 Kasım 2010 Cumartesi

BERİL DÜNYAYI KEŞFEDİYOR...

Beril 13 aylık oldu da yürümeye bile başladı. Doğumgünü resimleri ve hikayesi yazılmak üzere bir yanda beklerken o heyecanla evin farklı odalarını ve gizli yerlerini keşfediyordu. Mutfak dolapları ve çekmeceleri ilk keşfettiği yerler oldu. Kaybolan emziklerinin 5 tanesini mutfak dolabındaki cezvelerin içerisinde bulduk. Meğerse verilen her emziği götürüp oraya saklıyormuş. Zula yapmış kendine minik maymun. Sonra sırayla antredeki portmanto ve anneannesinin odasındaki çekmeceler aldı nasibini. Mutfak sandalyesine tırmanamayıp kimse de onu kucağına almayınca hırs yapıp kendince bir çözüm buldu. Çekmeceyi boşaltıp içine oturdu.

Ev kesmeyince bu kez de sokakları keşfetmeye başladı. Her gün annesi ile yürüyüş yapmaya, evin yakınındaki parka yürüyerek gitmeye başladı. Hızını alamayıp alt kattaki internet kafeye dalıp "Ebi Ebi" diye çocuklara saldırdı :)

Gelelim konuşmalara: "Ebi" Beril dilinde çocuk demek, kız erkek herkese Ebi diyor. Bebeklere ise "biybiiii" diye hitap ediyor :) Kedi gördü mü pis pis, köpeklere ouv ouv diyor. Mini mini bir kuş şarkısını söylerken ellerini açıp elleri boş kalıyor, cikcik lere eşlik ediyor. Müzik kulağı harika, poposunu yere vura vura dansetmeye bayılıyor. Hala anne, baba bile diyemiyor ama alışveriş merkezindeki maketin boynuna Kayuuuu diye sarılabiliyor :) Oradan ayrılmamak için hüngür foş ağlıyor. Malesef maket satılık değil, yoksa çoktan evdeki yerini almıştı bile.

Bulduğu her düğmeyi kurcalıyor. Elektronik ya da bilgisayar mükhndisi olacağını düşünüyoruz şimdilik. Bir de doktorun steteskopuna saldırıp çekiştiriyor her defasında. Doktor da olabilir tabi, göreceğiz :))) Anneannesi ile resmen aşk yaşıyor. Ona sarılmaya bayılıyor.


Tırtıla binmeye bayılıyor. Hele de hareketli bir müzik çalıyorsa değmeyin keyfine. Öpücükler gülücükler el sallamalar :)

Gözünün önüne gelen saçlarını annesi azıcık kesince daha da şirinleşti. Şimdilik bizdeki gelişmeler bu kadar. Bakalım her gün büyüyen değişen fittirik Beril daha neler yapacak...


30 Eylül 2010 Perşembe

İLK ADIMLAR :)

Beril bugün ilk adımlarını attı. 2 adım attıktan sonra poposunun üstüne düşse de insanlık için küçük Beril için büyük bir adımdı :) Ömrü boyuncaa hep mutlu adımlar atması dileği ile :)


Bir süredir ayakta bir yerlere yaslanarak durabiliyordu. Annesi elinden tutup "ta-ti ta-ti ayağına diken bat-ti" şarkısı eşliğinde adımlar atabiliyordu. Ama bugün ilk adımlarını attığı gün olarak tarihe geçti.

Beril'in ilk yaş gününü ailecek şenlikli bir parti ile kutladık. Onla ilgili yazı da bir sonraki postta.

2 Eylül 2010 Perşembe

ARIIIII


Beril 2 gün önce oyuncak sandığı bir arı tarafından işaret parmağından sokuldu. Yavrum benim arıyı da oracıkta öldürmüş :) İğneyi çıkarıp o bölgeyi temizledik. Nasıl canı yandı ise. Bir o kucağı bir bu kucağı istiyor. Bir yandan da elini sıkıp sıkıp bırakıyor. Neyse sonrasında canının acısı geçti de rahatladık.
Bugün de kolunu asansör kapısına sıkıştırıp ödümüzü patlattı. Büyüyüp hareketlendikçe her gün daha da tedbirli olmak gerekiyor. Emeklemede çığır açtı. Bir bakıyorsun kayıp evin bir odasından ya da balkondan çıkıyor. Balkonda fesleğenlere elini sürüp koklarken yakalamış anneannesi geçen gün. Bir başka gün balkon hortumunun içerisindek kalan su ile oynarken :) Allah'tan balkon duvarı ve demirleri çok yüksek de endişelenmiyoruz o konuda.

Bir yerlere tutunarak ayağa kalkabiliyor yan yan yengeç gibi yürüyerek kanepenin bir ucundan diğerine gidebiliyor. Önce "Hayıyyyy" demeyi öğrendi. Bugünlerde "U-A Deyadam Hey Hey Heyyyy" diye bağırarak şarkı söylüyor. Hatta her kelimenin sonuna Hey Hey Heyyyy diyip poposunu yere vura vura zıplıyor. "Babam beni severse" diyoruz "Hah hah hah diiiiyeee" diyor incecik narin sesi ile. Ama o narin ses istemediği bir şey yapıldığında bir anda hönkürmeye başlayabiliyor :)

Sorduğumuzda annesinin babasının ve kendisinin ağzını gözünü saçlarını gösteriyor. Ama hala anne ve baba demeyi beceremedi :) Arada ba ba gibi birşey söylüyor ama bunu çok da anlamlı söyleyemiyor.
Yakında 1 Yaşına basacak olmasına inanamıyoruz. Zaman ne kadar da hızla geçiyor. Ona muhteşem bir birinci yaşgünü kutlaması yapmayı planlıyoruz :)

22 Temmuz 2010 Perşembe

EMEKLEME VE ÖZGÜRLÜK


Dün ilk kez emekledi Beril... Önce minik bir iki hareket, sonra uzuuuun bir yolu emekleyerek ve sürünerek katetti. İnsanlık için küçük Beril için koaman bir adımdı. Darısı diğer adımlarının ve koşmasının başına... :)

Bu arada yeni yeni huylar geliştiriyor. Denize aniden girdirilmenin verdiği su fobisi hala devam ediyor. Banyo yapmaya bayılan çocuk bugünlerde banyodan hiç hoşlanmıyor. Suya girdiği an çığlık çığlık ağlamaya başlıyor. Soğuk şeyleri hiç sevmiyor. Öyle ki içtiği suyu, yediği yoğurdu bile ısıtıp veriyoruz. Resimdeki dondurmanın sapından tuttu uç kısmına eli değdiğinde öyle bir panikledi ki hali görülmeye değerdi.
Kalabalığı insanları çok seviyor. Yabancıların kucağına bile rahatlıkla gidiyor ve gülücükler saçıyor. Özellikle oyun oynayan çocuk gruplarını gördüğünde çığlık çığlığa seviniyor kahkahalar atıyor. Teyzesi kahve falına bakarken onu dinlemeye, şarkı dinlemeye bayılıyor. İşte 10. ay bitip 11. aya girdiği günlerde Berilcik bu hallerde.

17 Haziran 2010 Perşembe

3. DİŞLİ CANAVAR

Beril gitgide büyüyor ve hergün yeni bir şey öğreniyor. Bugünlerde çığlıklar atmayı öğrendi. Mutlu olduğunda çığlık atarak belli ediyor bunu. 15 Haziran'da 3. dişini de çıkardı. Alttan 2 dişini çıkaralı bir ay olmuştu bu ay da 3. sü patladı.

"Gel gel" yapmayı öğrendi. Artık "baba", "da-da" gibi kelimeler söylemeye başladı. Bay bay diyince elini sallıyor. Asansöre binince işaret parmağını uzatıp düğmeye basmaya çalışıyor. "Göbek nerede" diyince elini minik göbişine pat pat vuruyor, "cıs" diyince lambaya bakıyor. Katı gıdalara geçti geçeli kilo da aldı. En sevdiği şey de yoğurda karıştırılmış çilek :)


Bir kaç resmini koyayım da ne kadar büyüdüğünü herkes anlasın...



28 Mart 2010 Pazar

İLK DİŞ MÜJDESİ

7. aya girdiği günlerin başında Beril'in ilk dişi de çıktı. Bugün annesi farketti sonra anneanneye gösterildi oradan da Antakya ve Ereğli'ye teyzelere müjde verildi. Alt damakta minicik bir incimiz var artık ve o inci yüzünden her şeyi kemirmeye çalışan bir bebeğe dönüştü Beril. İkinci aydan bu yana salyaları akıyordu zaten her yere, şimdi tam oldu.

Yukarıdaki resim banyo sonrası keyifli anlarında çekildi. Henüz devrilmeden tam oturamıyor o yüzden annesinin eli de üzerinde :) Dudaklar her zamanki gibi gülücük modunda :)

15 Şubat 2010 Pazartesi

KAHKAHA ZAMANI

Beril'e gülmek çoooook yakışıyor. Bu gülücükler ve kahkahalar sayfasını takip eden herkese gelsin. :)

video

26 Ocak 2010 Salı

KARMA AŞIMIZI OLDUK

Dün sabah başına neler geleceğini bilmeden bize şirin şirin gülümsüyordu Berilcik. Cicilerini giydi şapkasını taktı. Arabaya bindik ve sağlık ocağına gittik. Önce tartıya yatırıp kilosuna baktılar. 6.700 çıktı. Boyu uzamış 62 cm olmuş. Bu sırada anneye hemşireye gülücükler atmaya devam ediyordu. Ne bilsin birazdan 2 iğneyi de bacaklarına bu hemşire saplayacak.

Hemşire ilk aşıyı bacağına yaparken Beril'in çığlıkları odayı doldurdu. Daha onun ağlaması geçmeden ikinci iğne de diğer bacağına saplandı. Kuzum benim hem ağlıyor hem de başını geriye doğru çevirip çevirip hemşireye bakıyor. Yükselen akrep burcu olduğu için ileride intikamını almak üzere kadının yüzünü ezberliyor diye düşündük :) Bir gün bir çocuk hemşireye iğne sağladı diye duyarsanız bilin ki Berildir o.

Bu aşı olayına aslında bir çözüm bulunması lazım. Yok mudur ağızdan falan başka bir yolu bunun? Her defasında canı acıyor ağlıyor. Neyse ki ağlaması uzun sürmedi sağlık ocağından çıkar çıkmaz annesinin kucağında uyuyakaldı. Günün geri kalanını anneannesinin evinde Aslı teyzesi ile Gökhan eniştesinin kucaklarında mutlu mesut geçirdi.

Gece ise ateşi çıktı uykusuz ve huysuz bir sabaha uyandı. Hatta doğru dürüst uyuyamadı bile. Şimdi Calpol aldı mışıl mışıl uyuyor...

17 Ocak 2010 Pazar

4.AYA 1 GÜN KALA

Berilciğin huyu artık iyiden iyiye değişti. Kolik ağrıları geçti. Annesi ile anneannesi her yedikleri meyvenin suyundan vere vere süt tadından hoşlanmaz oldu. Anne sütü de gitgide azaldı ve 3. ayın sonunda tamamen bitti. Doktorumuz kilo durumunun iyi olduğunu söyledi ve mama olarak SMA Gold önerdi Beril her ne kadar tadını çok sevmese de mama ile beslenmeye başladı.

Mamasının içine ilk başta tatlandırması için azıcık şeker koyuyorduk şimdi teyzemizin önerisi ile pekmeze başladık böylesi daha sağlıklı :) Arada bir kaç kaşık da su içiriyoruz.


Uyuması düzene girdi. Anne ile babanın arasında uyumaya devam ediyor. Anneannesinin evinde ve kendi evlerindeki beşiklerde sallanarak uyumaya da bayılıyor. Sepet ise artık babaannenin evinde.
Her bulduğunu ağzına götürmeye çalışıyor. Ellerini iyiden iyiye farketmeye başladı. Ellerini, parmaklarını, anne ve babasının parmaklarını emmeye bayılıyor. Bazen kendi parmaklarını ısırınca canı yanıp ağlamaya başlıyor :) Diş kaşıyıcısı oyuncakları ne bulursa emiyor salyalarını akıtıp duruyor :)

Artık kendisi ile konuşulduğunda "au" "uuu" gibi sesler çıkararak karşılık vermeye çalışıyor. Sık sık gülüyor annesinin bazı hareketlerine kahkahalarla karşılık veriyor. Avizeye asılı duran balonlara, renkli şeylere bayılıyor. Anneannesi ile çok iyi anlaşıyor onunla iken sessiz uslu ama anesine şımarıyor :) Bazen durduk yere çığlıklar atarak ağlayabiliyor.


Resimlerde teyzesinin Irak'tan getirdiği mavi şalı annesi kafasına doladı. Bizimki de şirin şirin pozlar verdi :) Yarın Beril doğalı 4 ay olacak ve her gün birşeyler öğrenmesini ve gelişmesini tüm aile keyifle ve mutlulukla bazen da hayretle izliyoruz...